Kategori: Savant / Dahi Otizmliler

  • Flo ve Kay Lyman

    Flo ve Kay Lyman

    Flo ve Kay Lyman

    Tek yumurta ikizi otistik savantlar geçmişte ya da gelecekte herhangi bir tarih verdiğinizde hangi güne denk geldiğini anında söyleyebilir. Aynı zamanda deha düzeyinde bir otobiyografik hafızaya sahipler ve söylediğiniz herhangi bir tarihte ne giydiklerini, havanın nasıl olduğunu, o gün neler yaptıklarını ve ne yediklerini sayabiliyorlar.

    Yaratıcılık için çok çalışma, zeka ve odaklanma gerektiği düşünülür normalde ancak savantlar bu varsayımı çürütmekte. Beyin son derece karışık ve sırlarını açığa vurmayan bir organ. Ancak savantları tam olarak anlayana kadar, yapılan hiçbir beyin fonksiyonu modeli tamamlanmış olmayacaktır.

    Konu ile ilgili daha fazla bilgi edinmek isterseniz National Geograhic  – Dehanın Sırları/ Şans eseri deha adlı belgesele de göz atabilirsiniz.

  • Leslie Lemke

    Leslie Lemke

    Leslie Lemke

    Doğuştan kör olan Lemke’nın sözel IQ’su 58. 14 yaşındayken ailesi Çaykovski’nin bir piyano konçertosunun yer aldığı bir film seyrediyordu. Annesi birkaç saat sonra müzik sesine uyandığında Lemke’nin konçertoyu bire bir çaldığını keşfetti. Kendisi bir kere duyduğu bir müziği, hiçbir müzik eğitimi almamasına rağmen hemen çalabiliyor. Lemke o günden beri dünyanın her yanında konserler veriyor ve binlerce parçayı ezbere çalıyor.

  • Tommy McHugh

    Tommy McHugh

    Tommy McHugh

    1949 doğumlu İngiliz Tommy McHugh, sıradan bir hayat sürerken başına gelen bir olay sonrası sanat dehasına dönüşen bir başka savant. Geçirdiği beyin kanamasının ardından hayata tekrar dönen Tommy nekahat süresinin devamında sürekli çılgınlar gibi yazmaya ve sürrealist resimler çizmeye başlar ve bu çalışmalarını 2012’de kanser nedeniyle ölünceye kadar sürdürür.

     

  • Stephen Wiltshire

    Stephen Wiltshire

     Stephen Wiltshire

    1974 doğumlu olan Wiltshire’a  3 yaşında otizm teşhisi kondu. 5 yaşında olağanüstü resim yeteneği keşfedildi. Küçük çocuk, perspektif resimler çizebiliyordu.

    Stephen Wiltshire bir otizmli. Ama o bir şehir gezisinin ardından o şehri panaromik olarak kağıda aktarabilen otizmli mucize adam.

    Ailesinin yönlendirmesiyle engellilerin de eğitim aldığı bir sanat okuluna gönderilen Wiltshire, burada Londra otobüslerini, önemli heykelleri ve tarihi yapıları resmetmeye başladı.

    8 yaşına geldiğinde ilk defa konuştu. Ağzından çıkan ilk kelime “kağıt” oldu.

    Çizdiği resimlerle medyanın ilgisini çeken Wiltshire, pek çok televizyon programında yer aldı, hakkında kitaplar yazıldı. Kraliyet Akademisi tarafından “En İyi Çocuk Sanatçı” olarak seçildi.

    Wiltshire ergenlik dönemine geçişte kendisinin dünya tarafından tanınmasını sağlayacak bir eyleme imza attı.

    Tokyo kenti üzerinde yaptığı kısa bir helikopter uçuşunun ardından 10 metrelik panoramik bir resim çizdi. Çizdiği resim herkesi şaşırttı, çünkü resimde şehrin tüm sokakları, önemli tarihi eserleri ve hatta dairelerin kapı numaraları bile yer alıyordu.

  • George Widener

    George Widener

    George Widener

    Widener, takvimlere, nüfus bilgilerine, istatistiklere tutkun bir sanatçı savant. Rakamlarla oynamak onun için müzik dinlemek gibi birşey, onun beyni kâğıt üzerindeki sayıları, desenleri ya da ifadeleri bizlerden farklı görüyor. George aynı zamanda harika bir ressam. İnce detayları öok iyi algılayıp, onları bir teknik ressam misali kağıda dökebiliyor. O dünyayı aslında geometrik şekiller üzerinden algılıyor bir bakıma. George’un çizimleri bir fotograf makinesi gibi tüm detayları taşıyor.

  • Buğra Çankır

    Buğra Çankır

    Buğra Çankır

    Hatay’da yaşayan ve İngiltere Kraliyet Akademisi sınavında tarihindeki en yüksek ikinci puanı alan Buğra Çankır, İngiltere`ye Cambridge Üniversitesi`ne davet edildi. Kendisi Wisconsin Medical School savant listesinde bulunmakta. Buğra Çankır, dünyada sadece, Mozart ve J.S.Bach’ın da aralarında bulunduğu doğadaki tüm sesleri nota diline deşifre edebilme yeteneğine sahip olan 664 kişiden biri olarak gösteriliyor.

    Yukarıda adı geçenler dışında yetenekleri ile ön plana çıkan dahi beyinlerin bazılarını yazının devamında tanıyabilirsiniz.

  • Daniel Tammet

    Daniel Tammet

    Daniel Tammet

    En ilginç savant örneklerinden biri de Derek Amato. Kendisi satış eğitmenliği yapan normal bir insanken hayatı  2006’ da tam 39 yaşındayken, kafasını şiddetlice havuzun kenarına çarpmasıyla değişti. Amato kendine geldiğinde % 35 işitme kaybı, baş ağrısı, hafıza kaybı geçirdiği anlaşıldı. Fakat ilginç olan şey bu adamın kafasını vurduktan sonra, arkadaşının piyanosunu yılların sanatçısı gibi çalabilmesiydi. Aslında bu biçimde tek örnek Amato değil. Örneğin, Newyork’ ta bir ortopedi cerrahı olan Tony Cicoria yıldırım çarpması sonucu yaralanmasının hemen ardından klasik piyanoyu kendi kendine çalmayı öğrenmişti. Alonzo Clemens ise, üç yaşında fena şekilde düştüğünden kalıcı bilişsel hasara uğramış fakat bu nedenle mükemmel hayvan heykelleri yapmaya başlamıştı.

    Savant yeteneklerin son bir örneği, yeteneklerinin başlaması ve gelişiminin çok popüler olan kendisine ait Born on a Blue Day- Mavi bir Günde Doğdu isimli kitabında tarif eden Daniel Tammet’dir. Çocukluğunda geçirdiği ve temporal lop epilepsisi olarak teşhis edilen birkaç havaleden sonra Daniel, her sayının kendine öz bir renk, şekil ve dokusunun olduğu güçlü ve benzersiz bir sentez oluşturmuştur. Bu senteze süper hızlı matematiksel ve takvim hesaplamaları ile sayılar için büyük bir hafıza eşlik etmektedir. Daniel pi sayısını 22 bin 500 hane ile en uzun söyleyebilen kişi olarak( beş saatte söyledi) Avrupa rekorunu kırdı.Kendine göre manti adında bir dil geliştiren Daniel, bir haftada bir dil öğrenebiliyor. Savant sendromlu Daniel yaşayan 100 dahi listesinde bulunuyor ve bir fikir adamı- yazar olarak anılıyor.

  • Kim Peek

    Kim Peek

    Kim Peek

    Tom Cruise ve Dustin Hoffman’ın oynadığı ‘Yağmur Adam-Rain Man ’ filmine esin kaynağı olan Kim Peek, otizmli bir savant. Kim Peek o kadar yetenekli ki, aynı anda iki sayfayı(her gözü bir sayfa) okuyabiliyor ve anında hafızasına alabiliyordu. Hafızanın Everst’i olarak adlandırılan bu adam gündelik işlerini yerine getirebilmek için babasına bağlı yaşıyordu. 2009’ da 54 yaşında ölen Kim Peek’in hafızasında 9 binden fazla kitap bulunuyordu. İnsan beyninin sırlarını anlamaya çalışana  NASA ölümünün ardından beynini incelemeye aldı.

    Scientific American dergisinde yayınlanan konuyla ilgili makalenin yazarlarından Darold Treffert, ‘Kim’in hikayesi, bize insan beyninin düşündüğümüzden daha yetenekli olduğunu ortaya koyuyor. Tıpkı diğer bilginlerde olduğu gibi, beyninin bir kısmı devre dışı kalırken, öteki taraflarda yaşanan gelişmeler dikkat çekici yeni kabiliyetler kazandırmış. Bu da bize hepimizin kayda değer bir gizli entelektüel potansiyelimiz olduğunu gösteriyor. Ancak Kim ve diğer dahileri inceleyerek, bu güçlerimizi nasıl uyandırabileceğimizi öğrenebiliriz’ şeklinde açıklama yapıyor.